Burdur Havzası’nda Kara Yüzey Sıcaklığı (LST) ve Spectral İndekslerin (NDVI, NDBI, NDBaI) Mekansal-Zamansal Dinamikleri
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Son yıllarda iklim değişikliği, artan kentleşme, ormansızlaşma ve arazi kullanım-arazi örtüsü değişikliği gibi çeşitli çevresel parametreler farklı çevresel sorunlara yol açmıştır. Bu etkileri değerlendirmek ve gözlemlemek için, bu çalışma 2014-2025 yılları arasında Burdur Havzası'ndaki Kara Yüzey Sıcaklığı (LST) ve Normalleştirilmiş Fark Bitki Örtüsü İndeksi (NDVI), Normalleştirilmiş Fark Çıplaklık İndeksi (NDBaI) ve Normalleştirilmiş Fark Yapılaşma İndeksi (NDBI) gibi bazı spektral indeksleri incelemiştir. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) ve Uzaktan Algılama teknolojileri, çok zamanlı Landsat uydularından elde edilen görüntüler kullanılarak Burdur Havzası üzerindeki bu çalışmada kullanılan indekslerin korelasyon analizi, zamansal değişimleri ve mekansal dağılımını hesaplamak için entegre edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, LST değerleri özellikle havzanın kuzeydoğu ve orta kesimlerinde 2016 ve 2019 yıllarında artış göstermiştir. Çalışma döneminde NDBI ve NDBaI değerlerinde önemli bir değişiklik görülmemesine rağmen, 2018 yılında kısmen hafif yukarı yönlü değişimler gözlemlenmiştir. NDVI değerleri -0,36 ile 0,68 arasında değişmiş olup, bu değerler yıllar boyunca çoğunlukla istikrarlı kalmıştır. LST ve NDVI arasında çok zayıf pozitif bir korelasyon analizi tespit edilmiştir. Ayrıca, LST ile NDBI ve NDBaI arasındaki ilişki, 2014-2025 yılları arasında orta derecede pozitif bir korelasyon göstermiştir. Sonuçlar, kentsel ve çıplak toprak alanlarının genişlemesinin LST değerlerinde artışa neden olduğunu göstermiştir. Buna karşılık, bitki örtüsünün varlığı yüzey sıcaklığını düşürmeye yardımcı olabilir. Sonuç olarak, bu çalışma, bitki örtüsünün varlığı, kentleşme ve arazi kullanımı ve arazi örtüsü özelliklerinin Burdur Havzası üzerindeki LST değerleri üzerinde etkili olduğunu kanıtlamıştır. Dahası, bu çalışma, CBS ve uzaktan algılama teknolojilerinin entegrasyonunun, zamansal ve mekansal çevresel değişiklikleri değerlendirmek için değerli bir teknik olduğunu göstermiştir.










